atam izindeyiz

Pazar, Şubat 16, 2014

BÖYLE GİDERSE AKP SEÇİMLE DÜŞÜRÜLEMEZ!..

 

 

 

akpnin-secim-sandiklarda-hile-yapmadigina-emin-misinizAv.Cemil Can

İktidardaki siyasi partinin devlet olanakları ile propaganda yapmasına izin veren; bakanların istifa etmeden yerel seçimlere aday olarak katılabileceklerine ilişkin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararı, bundan böyle yapılacak olan seçimlerin adil, sağlıklı, güvenilir ve şeffaf olarak yapılabilirliğini kuşkulu hale getirdi.
Seçmen veri tabanının, YSK tarafından takip edilen bağımsız bir seçmen kütüğü yerine, İçişleri Bakanlığı'nın üretip güncelleştirdiği ve dış kaynaklardan alınan verilerle güncellenen bir veri

tabanının kullanılmış olması, seçimlerin tarafsızlığı ile güvenilirliğini tartışmalı hale getirmiştir ve kabul edilebilir bir durum değildir.

1 milyondan fazla Suriyeli sığınmacıya vatandaşlık statüsü verilerek "seçmen" haline getirilmeleri ise, kabul edilebilir bir durum değildir.

Son olarak; seçimlerin güvenliğinin, ortakları arasında GAMA ve KUTLUTAŞ gibi özel şirketlerin olduğu, genel müdürlüğünü de AKP ile yükselmeye başlayan Sadık Yamaç adlı bir bürokratın yaptığı, 1982 yılında Türk-ABD şirketi olarak kurulmuş bulunan HAVELSAN'a (1) teslim edilmesi, yargının tartışma götürmez şekilde "by-pass" edildiğinin en somut kanıtıdır...
Bu son hamleyle denebilir ki, Türk Milleti adına egemenlik hakkını kullanabilen organların başında gelen yargının elinde hiç bir güç bırakılmamıştır.

Söylenenlere inanırsak, güya seçim sonuçlarına dışarıdan olası müdahalelerin önüne geçmek ve YSK içi güvenliği sağlamak için bu çok önemli iş HAVELSAN'a ihale edilmiştir!..
Seçimlerin sonucunu doğrudan etkileyecek olan veri tabanı ile seçim güvenliğinin, yüksek hakimlerden oluşmuş bağımsız ve tarafsız bir kurum olması lazım gelen Yüksek Seçim Kurulu yerine, siyasi iktidarın etkisine açık veya doğrudan kontrolünde olan kurum ya da şirketlere bırakılması, geçmiş yıllarda tartışılan ve fakat bir türlü sonuçlanamayan 6 milyondan fazla (ölü) seçmenin nasıl oy kullanabildiği hususunu yeniden tartışmaya açmıştır!..

Suriyeli sığınmacılara seçmen olabilmeleri için vatandaşlık verildiğine ilişkin iddialar üzerine, CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar, son 6 yılda ülke nüfusu yaklaşık 5 milyon artarken, seçmen sayısının 12 milyon arttığına dikkat çekerek, AKP'ye mezardan gelen desteği bir kez daha hatırlatmıştır...
Acar'ın bu iddiası ile başta CHP olmak üzere pek ilgilenen olmamıştır...

CHP'nin Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Emrehan Halıcı'nın bu konu ile ilgili değerlendirmesi ise, acıklı ve yürek yakıcıdır.
(2) Halıcı, CHP'nin geleceğini doğrudan iktidarın vicdanına teslim etmekle, Y-CHP'nin acizliğini bir kez daha kanıtlamıştır.
Yürekli yurtsever yazar Dr. Ali Rıza Üçer (3) dışında bu konuyu ele alıp inceleyen ne yazık ki, yok denecek kadar azdır.

Halbuki, Antalya Milletvekili Acar, bu çıkışı ile "seçimlerin güvenliği" hakkında çok önemli bir hususa işaret etmişti: Ülkemizde 2002-2007 döneminde seçmen sayısı yaklaşık 1 milyon artmışken, 2007-2011 döneminde bu sayı, on kat artarak 10 milyona çıkmıştır!
Bu anormal artışın sebebinin birileri tarafından mutlaka açıklanması gerekir...
Sayılar ortadadır: 2007 yılındaki nüfusumuz 70.586.256 iken, 2012 yılı sonunda bu sayı 75.627.384'e çıkmıştır.
2007 yılında seçmen sayımız ise, 42.800.000 idi.
YSK, 24 Ekim 2013 tarihi itibariyle seçmen sayısını 54 milyon 971 bin olarak açıklamıştır.
Şimdi önümüzdeki soru şudur: 6 yılda nüfus yaklaşık 5 milyon artmışken, seçmen sayısı nasıl olur da 12 milyona çıkabilmiştir?..
Bu sorunun en doğru yanıtını nüfus istatistiklerinden (4) bulabiliriz...
Resmi kayıtlara göre; her yıl yaklaşık 1 milyon 300 bin kişi yenidoğan olarak  nüfusumuza eklenmekte, 400 bin kişi de vefat ederek nüfusumuzu eksiltmektedir.
(5)Bu verilere göre, nüfusumuzun her yıl yaklaşık 900 bin kişi arttığını kabul edebiliriz.
Başka bir ifade ile söylersek; 2008 yılında 17 yaşında olan 1991 doğumlular, 2009 yılı içerisinde 18 yaşını doldurarak "seçmen" sıfatını almış ve o yılın toplam nüfusu olan 72.561.312 sayısı içerisinde yerlerini almışlardır.
Aynı şekilde, 2008 yılında 16 yaşında olan 1992 doğumlular da iki yıl sonra, 18 yaşını doldurarak 2010 yılı içerisinde, 73.772.988 olan toplam nüfusumuz içerisinde kayıt altına alınmışlardır.
Bu şekilde her yıl yaklaşık 900 bin kişi nüfusumuza eklendiğinden, 6 yılda nüfus artışımız en fazla 900.000 x 6 = 5.400.000 kişi olabilecektir.
Nitekim, 2012 yılındaki nüfusumuz 75.627.384 olup, 2007 yılındaki nüfusumuz olan 70.586.256 ile arasındaki fark da: 5.041.128olmakla bu artış oranına uygun düşmektedir...
YSK, 2007 yılında 42.800.000 olan seçmen sayısını 24 Ekim 2013 tarihi itibariyle 54 milyon 971 olarak vermektedir...
Yukarıdaki verilere göre, en fazla 5.400.000 artabilecek olan seçen sayısına 6.600.000 fazlalık nereden gelmiş de toplam seçmen sayımız 12 milyon a çıkmıştır?
Bu sorunun yanıtını öncelikle siyasi iktidarın vermesi gerekir.
Akla yatkın ve matematiğe uygun bir yanıt verilmedikten sonra, sandığa gitmenin hiç bir anlamı olmayacaktır!
Ölü mü sağ mı ve nerede oldukları belli olmayan "çantada keklik" 6.600.000 oyu hazır olan bir siyasi iktidar ile yarışmakve seçimi kazanmak öyle kolay değildir.
Bu koşullar altında yapılacak olan seçim ile siyasi iktidar hiç bir şekilde değiştirilemez!..
Hele de iktidarın karşısında tek siyasi hedefi "muhalefette kalabilmek" olan çapsız siyasetçiler olursa, AKP'yi hükümetten düşürmek imkansız gibi gözükmektedir!..

Av.Cemil Can

DİPNOTLAR:
(1) HAVELSAN, resmi internet sitesinde misyonunu; AKP'nin politikalarına paralel olarak, şu şekilde ifade etmektedir:
"Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'nın (TSKGV) bağlı ortaklığı olan HAVELSAN'ın misyonu ülkemizin savunma, güvenlik ve bilişim alanındaki gereksinim ve ihtiyaçlarının milli olarak karşılanmasına azami katkıda bulunmaktır.
HAVELSAN, misyonu doğrultusunda, Cumhuriyet'imizin 100.yılında, ülkemizin "Vizyon 2023" hedeflerinin gerçekleşmesi için belirlenen strateji ve politikalarda,öncelikli olarak seçilen sanayi ve teknoloji alanlarındabu sorumluluğun bilinci ve heyecanıyla çalışmaktadır.
Özgün ürün sahibi olmak amacıyla özkaynaklarımızı kullanarak Ar-Ge faaliyetlerimize yatırımlar yapmaktayız"
HAVELSAN'ın siyasi iktidardan bağımsız bir kuruluş olmadığınıanlamak için lütfen aşağıdaki bağlantıyı tıklayıp okuyunuz.
http://www.havelsan.com.tr/SirketProfili/BaskanM.aspx
(2) Yeni CHP'nin de kabul ettiği gerçek: SEÇSİS ile sağlıklı, güvenilir ve şeffaf bir seçimden bahsedilemez...
Emrehan Halıcı'nın yaptığı değerlendirmede:
"YSK tarafından takip edilen bağımsız bir seçmen kütüğü yerine NVİ’nin üretip,güncellediği ve ASAL, Yargıtay, Adli Sicil gibi dış kaynaklardan alınan veriler ile güncellenen bir seçmen kütüğü veri tabanı kullanılmaya başlanmıştır" denmektedir.
Bu değerlendirmenin tamamını okumak için bağlantıyı tıklayınız.
http://esecmen.chp.org.tr/secim_guvenilirligi.aspx
(3) İŞTE SEÇİM HİLESİNİN AÇIK KANITI
(Dr.A.Rıza Üçer)
http://www.odatv.com/n.php?n=iste-secim-hilesinin-acik-kaniti-1509101200
(4) Nüfus İstatistikler:
http://www.nvi.gov.tr/Hizmetler,Hizmetler_Ana_Sayfasi.html
(5)http://www.tuik.gov.tr/UstMenu.do?metod=temelist

AKP SEÇİMLE DÜŞÜRÜLEMEZ…..! : http://cemilcan.gen.tr/2013/12/boyle-giderse-akp-secimle-dusurulemez/

Av.Cemil Can

 

 

İŞTE SEÇİM HİLESİNİN AÇIK KANITI

Aşağıda Yüksek Seçim Kurulunun 21 Ekim 2007'deki Anayasa Değişikliği Referandumu ile 12 Eylül 2010'daki Anayasa Değişikliği Referandumu sonuçları yer almaktadır. Arada 3 yıl 1 ay 9 gün vardır.

21 Ekim 2007'de ülke genelinde (gümrükler dahil) sandık seçmen listesine kayıtlı olan seçmen sayısı: 42 690 252. İlgili link için TIKLAYINIZ

12 Eylül 2010'da ülke genelinde (gümrükler dahil) sandık seçmen listesine kayıtlı olan seçmen sayısı: 52 051 828 ilgili link için TIKLAYINIZ

3 Yılda Kayıtlı Seçmen Artışı: 9 361 576

**

Şimdi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) Veri Tabanı 2007 yılı verilerine bakalım. İlgili link için TIKLAYINIZ

Bu tabloda 15-19 yaş sütununa dikkatle bakın. 15-19 yaş aralığındaki nüfus 6.157.033

Bu nüfus aralığında 19 ve 18 yaşını tamamlayanlar 2007 yılında da oy kullandıklarından 15-16 ve 17 yaş aralığında kaç kişinin olduğunun bulunması gerekiyor. Bu da hata payıyla 6.157.033'ün yaklaşık 3/5'i ( % 60'ı) dir. Buradan hareketle 2007 yılında 15-17 yaş aralığında olup 2010 yılında seçmen yaşını dolduran kişi sayısının yaklaşık olarak 3.695.000 olduğu görülmektedir.

O zaman 2007 yılı referandumunda 42.7 milyon olan kayıtlı seçmen sayısının 2010 yılı referandumunda nasıl 52 milyona çıktığının yani yaklaşık 9.5 milyon artttığının izah edilmesi gerekmektedir. Aradaki nüfus artışı ile izah edilemeyen fark 5.7 milyondur.

Bu durumda iki olasılık vardır, ya 2007 yılı kayıtlı seçmen sayısı hatalıdır ya da 2010 yılı. İki olasılık da birbirinden beter sonuçlar doğuracaktır.

Gelelim YSK'nın 2009 yılı Mahalli İdareler Seçim Verilerine. 29 Mart 2009'da yapılan bu seçimde YSK verilerine göre kayıtlı seçmen sayısı (cezaevleri dahil) 48.049.446 'dır.
İlgili link için
TIKLAYINIZ

Oysa ki 12 Eylül 2010 referandumundaki kayıtlı seçmen sayısı 52.051.828' dir. Aradaki fark 4 milyondur. 1.5 yılda nasıl bu kadar artış olmuştur? TÜİK'in ADNKS Veri Tabanına Göre 2009 yılında 15-19 yaş aralığındaki nüfusumuz 6.234.620'dir. İlgili link için TIKLAYINIZ

2009 yılından 2010 yılına 5 yıllık yaş aralığının 1.5 yılı (% 30'u) seçmen havuzuna gireceğine göre bu bir buçuk yıl aralığındaki nüfus yaklaşık olarak 1.9 milyondur. (6.235x0.3). O zaman 2009 mahalli seçimlerinden bu yana kayıtlı seçmen sayısının nasıl 4 milyon arttığının da izah edilmesi gerekmektedir. Aradaki fark 2 milyondan fazladır.

Bu sorulara yanıt verilememesi irdelediğimiz seçim ve referandumlara şaibe gölgesinin düşmesine neden olacaktır.

Dr. Ali Rıza Üçer

Tıp Kurumu Genel Sekreteri

0 YORUM: